logo

reklam

ESKİ RAMAZANLAR


Atilla KANTARCI
atila_cicek@hotmail.com

          “Nerede o eski ramazanlar” cümlesini son yıllarda ne kadar çok duyar olduk  değil mi?

            Bu cümle aynı “dünya çok değişti” cümlesine benziyor kanımca. 

            Değişen dünya mı acaba, dünya değişebilir mi?

            Dünyanın değişme gibi bir yeteneği var mı? 

            Yoksa İnsanlar mı değişti, insanların anlayışları, değer yargıları mı değişti.

            İnsanlar değişince, dünyayı mı değiştirdiler acaba.

            Veya Ramazanlar mı değişti, 

            Yoksa insanlar mı değişti. 

            Yoksa insanlar değişince Ramazanları mı değiştirdiler.

            Ööööf,

            Yumurta tavuk örneğine çevirdim galiba işin içinden çıkamayacağız.

             Onbir ayın sultanı Ramazan hiç bir devirde özelliğinden bir şey kaybetmemiştir. Çünkü özünde rahmet, bereket, güzellik olan muhteşem bir aydır.

              Her dönemde insan değer yargılarının değişmesi neticesinde Ramazan’ı idrak etme biçimlerinde farklılıklar olmuştur. Bu da gayet doğaldır. Elli sene sonra şimdi çocuk olanlar da nerede o eski Ramazanlar diye hayıflanacaklardır.

              Bizim çocukluk ve gençlik dönemimiz insanların daha duyarlı ve bu kadar maddeci olmadığı yıllardı. İnsanlık maddeden önde gelirdi. Onun için Belediyelerin yaptığı hayır hizmetlerini, hayır sahibi insanlar yapardı hem de hiç gocunmadan. İnanın Belediyelerin çok da eksikliği hissedilmezdi. Nasıl mı?

                İftar saatinde bir çok evde misafir bulunurdu. Yalnız bu misafirlerin bir özelliği yoksul olmalarıydı.

              Şimdiki gibi beş yıldızlı otellerde, lüks lokantalarda sadece gösteriş için hepsi zenginlerden oluşan güruha iftar yemeği veren, sonradan görmeler, paranın şımarttığı sahte dindarlar, siyasete yatırım için bu mübarek günleri kullanan, insan müsveddeleri yoktu. Hele hele siyasi ve mevkisel ikballeri için devlet kesesinden fakir fukara tüm halkımıza ait olan parayı lüks otel lokantalarında harcayan ve bunları televizyon vasıtasıyla insanların gözüne sokan, siyasetçi, devlet memuru ve sivil toplum örgütleri başkanları hiç yoktu.

               Garip gureba, fakir fukara cami hocaları ve muhtarlar tarafından tespit edilir, insanlar da bunları evlerinde ağırlar ve misafir ederlerdi. Bu misafirler uğurlanırken ceplerine muhteşem bir gelenek olan diş kirası konurdu. Dikkat edin özellikle ceplerine dedim, çünkü ellerine vermek onların ellerini açmalarına sebep olacağı için onurları kırılabilir düşüncesiyle, ceplerine sokuşturulurdu.

             Sağ elin verdiğini sol el görmesin sözünü düstur edinmişlerdi. 

              Hayır yapacağım diye insanların onurları ayaklar altına alınmaz, yüz liralık yardım için insanlar birbirlerini ezmezlerdi. 

               Ramazan akşamları çok güzel olurdu. Kaşığı bırakır bırakmaz kendimizi sokağa atardık. Önce bir çay ocağında çaylar eşliğinde başlayan muhabbet teravihle mola verir, daha sonra sahura kadar devam ederdi. Fırıncı Mustafa Dayıdan aldığımız mis gibi kokan ekmekle evin yolunu tutardık. 

             Her akşam bir camide teravih kılmak adettendi. En hızlı teravih kıldıran camiler kulaktan kulağa yayılır, bu imamların cemaati hepsinden fazla olurdu.

             Kadınlar da her akşam bir evde toplanır, teravihler kılıp sohbet ederlerdi.

             Güzel günlerdi vesselam…

             Zaten mübarek olan Ramazan ayı herkese huzur getirsin inşallah…

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KASIMPAŞADA BOĞULDUK.

    26 Kasım 2018 ANASAYFA, Genel, GÖRÜŞLER, Güncel, Malatya

    Ben Bugünkü Skor Anlaminda Çok Rahatsız Oldum Arkadaşlar.Nedir Bu Ya Galatasarayı Fenerbahceyi Trabzonu Yen Basakşehire Sahayı Dar Et Beşiktaşla Deplasmanda Aslanlar Gibi Mücadale Ver Güzel Tamam Buraya Kadar İyi Peki Bu Skor Nedir Ya Allah Aşkına Herkes Biraz Kendine Çeki Düzen Versin Artık. Nasıl Güzel Oyunlara Galibiyetlere Sizleri  Burada Taclandırıp Gururla Alkışlıyorsak Şimdide Kusura  Bakmayın Diyeceğim Size Bu Yakışmadı. Ya Erkan Kas Allah Aşkına Sen Ne İş Yaparsın Ya Bindirme Yok Orta Yok Kademe Yok Ters Top Yok Terezegeden B...
  • SADIK (CANGAVER). Maç Her Zaman Takım Oyunudur.

    16 Eylül 2018 GÖRÜŞLER

    SADIK (CANGAVER). Maç Her Zaman Takım Oyunudur.Bireysel Şahsi Oynamak Bence Halı Sahada Oynanır.Sahada Herkes Yüreğini Ortaya Koyarsa Gülen Taraf İnanın Biz Olurduk.Sadık Havada Karada Denizde Yayada Her Yerde Yüreğiyle Tekmeye Kafa Sokarak Görevini Fazlasıyla Yapmıştır.Yürekten Tebrikler Kardeşim. Gelelim Oyun Şablonumuza İkinci Bölgeyi Kalabalık Tutarak Hatta ve Hatta 7.li bir İkinci Bölge Ve Birinci Bölgede Sadık Ve Mina Oyunun.Başında Baskıyı Kurmuşsun Neden Dakikalar İlerledikçe Geriye Yaslanıyoruz ki Tamam Rakip Beşiktaş Deplasman Hakim O...
  • TATİL

    03 Temmuz 2017 ANASAYFA, Genel, GÖRÜŞLER, Güncel

    Şu sıcak günlerde bir tatil yazısı iyi gider diye düşündüm...                 İnsan hayatının en güzel yılları hangi yıllar deseler, hiç düşünmeden yüksek öğrenim yılları derim.....Ana yok, baba yok, karışan yok, sorumluluk yok, geç geldin, erken geldin diyen yok ...                 Bundan güzel şey olur mu?                  Tatil herkesin özlemi! ama talebesin sen, tatil senin neyine, karnını zor doyuruyorsun otur oturduğun yerde ....                 İşte bu ahval ve şerait içerisinde, tatil bizimde hakkımızdır  diyerekten arkadaşlarla bir...
  • KUDÜSTE

    20 Haziran 2017 ANASAYFA, Genel, GÖRÜŞLER, Güncel, Malatya, Yaşam

    Çok seneler önceydi, çok sevdiğim bir arkadaşımla hem Miraç gecesini Mescid-i Aksa da ihya edelim hemde turistik bir İsrail gezisi yapalım diye bir tura katılmıştık. Daha Atatürk hava limanında İsrail'in nasıl bir devlet olduğunu anladık, şöyleki Mossad ajanları bütün yolcuları tek tek bir odaya alıp, ciddi bir sorgudan geçirdiler.. Durun daha bitmedi aynı sorgunun beş beteri Tel Aviv, Ben Gurion hava limanında devam etti ve bu sorgu neticesinde güven duymadıklarını, oradan gerisin geri geri İstanbul 'a gönderdiler. Yol geçen hanına dönmü...