logo

reklam

TATİL


Atilla KANTARCI
atila_cicek@hotmail.com

Şu sıcak günlerde bir tatil yazısı iyi gider diye düşündüm…

                İnsan hayatının en güzel yılları hangi yıllar deseler, hiç düşünmeden yüksek öğrenim yılları derim…..Ana yok, baba yok, karışan yok, sorumluluk yok, geç geldin, erken geldin diyen yok …

                Bundan güzel şey olur mu? 

                Tatil herkesin özlemi! ama talebesin sen, tatil senin neyine, karnını zor doyuruyorsun otur oturduğun yerde ….

                İşte bu ahval ve şerait içerisinde, tatil bizimde hakkımızdır  diyerekten arkadaşlarla bir çadır bulup tatile gitmeye karar verdik….

                 Fethiye’ye 18 km mesafelik bir koy olan Katrancı koyuna konuşlandık. Güneşin girmeye gücünün yetmediği sıklıktaki çam ağaçları arasında bir seki bulup çadırımızı inşa! ettik ….

                Günlerden bir gün tam önümüze yabancı plakalı bir otomobil ve içinden bir Japon !!!aile; Bir kadın, bir erkek ve bir çocuk indiler ve çadırlarını inşa! etmek için çalışmalara başladılar. Vakit akşama yakın, biz gençler kendi aramızda, nasıl olsa bunlar Japon! anlamazlar düşüncesiyle fütursuzca, rahat rahat, bazı bölümler sinkaflı bir şekilde bağıra çağıra konuşuyoruz.

                Ertesi gün sabah kalktığımızda Japon! aile kahvaltı yapıyordu ve birden ” Fatma çayım bitti ” diye bir ses duyuldu, o an yer yarılsa içine girseydik daha iyiydi. Aramızda, Türkmüş lan bunlar…diye diye söylenmeye başlamıştık, velhasıl rezil olmuştuk istemeye istemeye…..

                  Bu hatayı telafi etmemiz gerekiyordu, bu görevi ben üstlendim, gidip durumu tüm açıklığıyla anlattım, amacımızın saygısızlık yapmak olmadığını, kendilerini yabancı zannettiğimizi, dolayısıyla bu kadar rahat davrandığımızı anlattım. Durumu anlayışla karşıladılar, tabi Avrupa görmüş insan daha bir başka oluyor! 

                 Eskişehirli ve Tatar olduklarını onun için bu kadar Japon’a benzediklerini ve köylerine gitmeden kısa bir tatil yapmak istediklerini anlattılar, artık ahbap olmuş, sürekli birarada vakit geçiriyor ve sohbet ediyorduk….

                 Artık iyi bir komşu olmuştuk.

                 Birkaç gün sonra Almanya dan Yamaha motorla birlikte şişme bot getirdiklerini, eşinin balığa çıkmasını istediğini belirtip, balık avı konusunda tecrübemizin olup olmadığını sordu, hanımından çok korkan biri olduğu her halinden belli oluyordu, mutlaka balığa  çıkmam lazım diyerek titreyerek konuşuyordu. Bende balıkavı konusunda hiç tecrübemizin olmadığını ancak çok istiyorsa ki zaten mecburdu, buranın balıkçısı Fişh!! Seyfi ile konuşabileceğimi söyledim. 

               Fişh Seyfi her gece yarısı teknesiyle balığa  çıkar, sabah döner ve tuttuğu balıkları öğlene kadar satar, sonra uyumaya gider. Uzatmayayım, Fişh Seyfi bize bir lüks lambası ve çok iğneli, tüylü çapari dedikleri bir olta alıp kendiyle beraber gelebileceğimizi söyleyince bizimkinin sevincini görecektiniz.

                       Gece yarısı Bismillah deyip Fişh Seyfi önde biz arkada denize açıldık, Fişh Seyfi giderken parakete dediği ağları sere sere, ki dönüşte bunları toplayacakmış, açıkta bir yerde demir atıp lüksümüzü denize doğru tutup lüferleri beklemeye başladık. Fişh Seyfi bir yana bir düzenek diğer yana bir başka düzenek koymuş kendide ortada çilingir sofrasını kurmuş demlenirken bir o olta hareket ediyor bir öbür olta, bir onu çekiyor bir öbürünü.

                     Hasıl-ı kelam biz bir tane dahi tutamadan dönmek zorunda kaldık, ha yalan olmasın bir tane güzel bir parça yakaladık ama ne kaygan bir şeymiş onu da  elimden kaydırıp denize düşürdüm. 

                        Sabah dönüşte ben biran evvel gidip yatmayı düşünürken, bizimki kıvranmaya başladı ; 

                        “Ben hanıma ne diyeceğim? “

                         “Ne diyeceksin, tutamadık dersin olur biter dedim,” 

                         “Yo inanmaz, siz balığa gitmediniz, bütün gece neredeydiniz diye başımın etini yer”.. ….

                         Adam dokunsan ağlayacak …….buldum ! dedim ,sevindi…

                        Fişh Seyfiden balık alalım, ben tuttum dersin deyince sevinçten  boynuma, boğazıma sarıldı.

                          Fişh Seyfi den balıkları aldık, ve sevinçle çadırlarımıza yöneldik…..

                          Ama bir hata yapmışız…

                          Balıklardan Lagos balığını almışız, oysa lagos oltayla yakalanmaz paraketeyle yakalanırmış, cahillik işte…..

                          İyi ki  bizimkinin hanımı balıktan pek anlamıyordu da bir aile faciasını kazasız belasız atlattık…

                            Ertesi gün bizimkinin hanımı, komşu  komşu, balık çok lezzetliydi, bu akşam yine çıksanıza..

Etiketler:
Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • KASIMPAŞADA BOĞULDUK.

    26 Kasım 2018 ANASAYFA, Genel, GÖRÜŞLER, Güncel, Malatya

    Ben Bugünkü Skor Anlaminda Çok Rahatsız Oldum Arkadaşlar.Nedir Bu Ya Galatasarayı Fenerbahceyi Trabzonu Yen Basakşehire Sahayı Dar Et Beşiktaşla Deplasmanda Aslanlar Gibi Mücadale Ver Güzel Tamam Buraya Kadar İyi Peki Bu Skor Nedir Ya Allah Aşkına Herkes Biraz Kendine Çeki Düzen Versin Artık. Nasıl Güzel Oyunlara Galibiyetlere Sizleri  Burada Taclandırıp Gururla Alkışlıyorsak Şimdide Kusura  Bakmayın Diyeceğim Size Bu Yakışmadı. Ya Erkan Kas Allah Aşkına Sen Ne İş Yaparsın Ya Bindirme Yok Orta Yok Kademe Yok Ters Top Yok Terezegeden B...
  • SADIK (CANGAVER). Maç Her Zaman Takım Oyunudur.

    16 Eylül 2018 GÖRÜŞLER

    SADIK (CANGAVER). Maç Her Zaman Takım Oyunudur.Bireysel Şahsi Oynamak Bence Halı Sahada Oynanır.Sahada Herkes Yüreğini Ortaya Koyarsa Gülen Taraf İnanın Biz Olurduk.Sadık Havada Karada Denizde Yayada Her Yerde Yüreğiyle Tekmeye Kafa Sokarak Görevini Fazlasıyla Yapmıştır.Yürekten Tebrikler Kardeşim. Gelelim Oyun Şablonumuza İkinci Bölgeyi Kalabalık Tutarak Hatta ve Hatta 7.li bir İkinci Bölge Ve Birinci Bölgede Sadık Ve Mina Oyunun.Başında Baskıyı Kurmuşsun Neden Dakikalar İlerledikçe Geriye Yaslanıyoruz ki Tamam Rakip Beşiktaş Deplasman Hakim O...
  • TATİL

    03 Temmuz 2017 ANASAYFA, Genel, GÖRÜŞLER, Güncel

    Şu sıcak günlerde bir tatil yazısı iyi gider diye düşündüm...                 İnsan hayatının en güzel yılları hangi yıllar deseler, hiç düşünmeden yüksek öğrenim yılları derim.....Ana yok, baba yok, karışan yok, sorumluluk yok, geç geldin, erken geldin diyen yok ...                 Bundan güzel şey olur mu?                  Tatil herkesin özlemi! ama talebesin sen, tatil senin neyine, karnını zor doyuruyorsun otur oturduğun yerde ....                 İşte bu ahval ve şerait içerisinde, tatil bizimde hakkımızdır  diyerekten arkadaşlarla bir...
  • KUDÜSTE

    20 Haziran 2017 ANASAYFA, Genel, GÖRÜŞLER, Güncel, Malatya, Yaşam

    Çok seneler önceydi, çok sevdiğim bir arkadaşımla hem Miraç gecesini Mescid-i Aksa da ihya edelim hemde turistik bir İsrail gezisi yapalım diye bir tura katılmıştık. Daha Atatürk hava limanında İsrail'in nasıl bir devlet olduğunu anladık, şöyleki Mossad ajanları bütün yolcuları tek tek bir odaya alıp, ciddi bir sorgudan geçirdiler.. Durun daha bitmedi aynı sorgunun beş beteri Tel Aviv, Ben Gurion hava limanında devam etti ve bu sorgu neticesinde güven duymadıklarını, oradan gerisin geri geri İstanbul 'a gönderdiler. Yol geçen hanına dönmü...