10.08.2026 -Türkiye Son Habercilikte Son İhsan Doğan

AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla basın toplantısı düzenledi.

AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla basın toplantısı düzenledi.
  1. AK Parti Malatya İl Başkanı Ali Bakan, AK Parti’nin kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla basın toplantısı düzenledi.
  2. İl Başkanı Bakan basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “ Bundan tam 25 yıl önce, 14 Ağustos 2001’de, bir millet hareketi olan AK Parti,
    “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.” diyerek Türkiye’nin yarınlarına açılan
    yeni bir yolun ilk adımını attı.
    Siyasi istikrarsızlığın, ekonomik krizlerin, vesayetin ve yasakların ülkemizin üzerine ağır
    bir gölge gibi çöktüğü bir dönemde kurulan AK Parti, yalnızca yeni bir siyasi parti değil,
    aziz milletimizin değişim iradesinin, demokrasi talebinin ve güçlü Türkiye idealinin adı
    oldu.
    Milletimiz, kuruluşundan yalnızca 15 ay sonra AK Parti’yi tek başına iktidara taşıyarak
    ülkemizin kaderini değiştirecek büyük yürüyüşün önünü açtı. 3 Kasım 2002’den itibaren
    Türkiye, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
    liderliğinde tarihinin en kapsamlı kalkınma, demokratikleşme ve atılım dönemlerinden
    birine girdi.
    AK Parti olarak 25 yıldır yalnızca iktidarda bulunmadık. Milletimizin emanetini taşıdık,
    ülkemizin yükünü omuzladık, Türkiye’yi her alanda büyütmenin ve güçlendirmenin
    mücadelesini verdik.
    Bu yolculuk boyunca kapatma davalarından 27 Nisan e-muhtırasına, Gezi olaylarından
    17-25 Aralık kumpasına, terör saldırılarından 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar
    demokrasimizi, millî iradeyi ve Türkiye’nin istiklalini hedef alan sayısız saldırıyla
    karşılaştık. Küresel ekonomik krizlerle, salgınlarla, savaşlarla ve asrın felaketi olarak
    nitelendirdiğimiz 6 Şubat depremlerinin yol açtığı büyük yıkımla mücadele ettik.
    Her defasında milletimize güvendik. Milletimizle omuz omuza verdik. Önümüze çıkarılan
    engeller karşısında geri adım atmadık, Türkiye’nin istikametinin değiştirilmesine
    müsaade etmedik.
    Terörsüz Türkiye idealimiz doğrultusunda devletimizin kararlı iradesi, kahraman güvenlik
    güçlerimizin fedakâr mücadelesi ve milletimizin sarsılmaz birlik ve beraberliği sayesinde
    ülkemizi 40 yıldır canımızdan, kaynağımızdan ve geleceğimizden çalan terör belasından
    kurtardık. Bu tarihî kazanımı, şehitlerimizin aziz hatırasına ve gazilerimizin fedakârlığına
    sahip çıkarak birlik, kardeşlik ve huzur içinde geleceğe taşıyacağız.
    Vesayetin siyaset üzerindeki gölgesini kaldırdık, millî iradeyi devlet yönetiminin gerçek
    merkezi hâline getirdik. Demokrasimizin standartlarını yükselttik, temel hak ve
    özgürlüklerin alanını genişlettik. İnancı, düşüncesi, kökeni veya hayat tarzı nedeniyle
    vatandaşlarımızın ötekileştirildiği dönemlere son verdik.
    Başörtülü kadınlarımızın eğitim ve çalışma hayatından dışlanmasına neden olan yasakları
    ortadan kaldırdık. Gençlerimizin geleceğinin önüne konulan katsayı adaletsizliğini
    giderdik. Devlet ile millet arasındaki mesafeyi kapattık. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
    olan hiç kimsenin bu ülkenin misafiri, kiracısı veya üvey evladı olmadığını gösterdik.Milletimizin on yıllardır yüreğinde taşıdığı büyük bir hasreti sona erdirdik. Ayasofya-i
    Kebir Cami-i Şerifi’nin zincirlerini kırarak 86 yılın ardından yeniden ibadete açılmasını
    sağladık. Böylece yalnızca tarihî bir emanete sahip çıkmadık, Türkiye’nin kendi değerleri
    ve kararları üzerinde söz sahibi, bağımsız ve egemen bir ülke olduğunu bütün dünyaya
    ilan ettik.
    “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” anlayışıyla sosyal devletin imkânlarını toplumun bütün
    kesimleriyle buluşturduk. Sağlıkta gerçekleştirdiğimiz büyük dönüşümle hastaneleri,
    şehir hastanelerini ve modern sağlık merkezlerini milletimizin hizmetine sunduk.
    Eğitimde dersliklerden üniversitelere, yurtlardan teknoloji altyapısına kadar büyük bir
    seferberlik başlattık. 81 ilimizin tamamını üniversiteyle buluşturduk.
    TOKİ eliyle milyonlarca vatandaşımızı güvenli ve modern konutlara kavuşturduk.
    Yaşlılarımızdan engelli vatandaşlarımıza, ihtiyaç sahibi ailelerimizden şehit yakınları ve
    gazilerimize kadar toplumun her kesimini kuşatan sosyal destek mekanizmaları kurduk. 6
    Şubat depremlerinin ardından şehirlerimizi yalnızca yeniden inşa etmekle kalmadık, daha
    dirençli ve daha güvenli bir geleceğin temellerini attık.
    Türkiye’yi ulaşım ve altyapıda çağ atlattık. Bölünmüş yollarla şehirlerimizi birbirine
    bağladık, yüksek hızlı tren ağlarını ülkemizin dört bir yanına ulaştırdık. Marmaray,
    Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale
    Köprüsü, İstanbul Havalimanı ve daha nice eserle milletimizin yıllarca hayalini kurduğu
    projeleri gerçeğe dönüştürdük.
    Türkiye’yi teknoloji üreten, tasarlayan ve geliştiren bir ülke hâline getirdik. Yarım asrı
    aşan yerli otomobil hayalimizi Togg ile gerçeğe dönüştürdük. Kendi otomobilini, insansız
    hava araçlarını, savaş gemilerini, helikopterlerini ve uçaklarını üretebilen güçlü bir
    Türkiye inşa ettik.
    İHA’larımız, SİHA’larımız, Bayraktar TB2, Akıncı, Anka, Kızılelma, HÜRJET, KAAN, ATAK,
    Gökbey, TCG Anadolu ve ALTAY tankı gibi yerli ve millî projelerimizle savunma
    sanayiinde Türkiye’nin adını dünyanın önde gelen ülkeleri arasına yazdırdık. Bir dönem
    savunma ihtiyaçları için başkalarının kapısında bekletilen Türkiye’yi, bugün kendi
    ihtiyaçlarını karşılayan ve dost ülkelerin güvenliğine katkı sağlayan bir konuma ulaştırdık.
    Cumhuriyet tarihimizin ilk astronotunu uzaya gönderdik. İlk yerli ve millî haberleşme
    uydumuz Türksat 6A’yı uzayla buluşturduk. Millî Uzay Programı’mızla Türkiye’nin
    iddiasını gökyüzünün ötesine taşıdık.
    Karadeniz’de keşfettiğimiz doğal gazı milletimizin hizmetine sunduk. Gabar’daki petrol
    üretimiyle yer altı kaynaklarımızı ekonomimize kazandırdık. Akkuyu Nükleer Güç
    Santrali, yenilenebilir enerji yatırımları ve yeni keşiflerle enerjide tam bağımsız Türkiye
    hedefimize kararlılıkla ilerledik.
    2002 yılında 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımızı 270 milyar doların üzerine
    taşıdık. Üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan ve küresel rekabette söz sahibi olan bir
    Türkiye ekonomisinin temellerini attık. Sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve
    girişimcimizin önünü açtık. Türkiye’nin gücünü ve imkânlarını belirli merkezlerle sınırlı
    bırakmadık, yatırımı ve kalkınmayı 81 ilimize yaydık.Dış politikada kendi kararlarını kendisi alan, sahada ve masada güçlü, bölgesindeki
    gelişmelere yön veren bir Türkiye inşa ettik. Ülkemizi yalnızca kendi vatandaşlarının
    değil, gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlumların
    da umudu hâline getirdik. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın
    güçlü liderliğiyle uluslararası meselelerde görüşü aranan, sözü dinlenen ve attığı adımlar
    yakından takip edilen bir ülke konumuna ulaştı.
    Bugün AK Parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının açıkladığı resmî verilere göre 11
    milyon 709 bin 913 üyesiyle Türkiye’nin açık ara en büyük siyasi partisidir. Bu sayı,
    milletimizin hareketimize duyduğu güvenin, teşkilatlarımızın fedakâr çalışmasının ve
    Türkiye sevdamızın en somut göstergelerinden biridir.
    Ancak bizim için her üyemiz yalnızca bir rakam değil, aynı ideale inanmış bir yol ve dava
    arkadaşıdır. AK Parti’nin asıl gücü binalardan, makamlardan veya unvanlardan değil,
    milletimizle kurduğu sarsılmaz gönül bağından gelmektedir.
    25 yıllık hikâyemizde elde ettiğimiz bütün başarıların gerçek sahibi aziz milletimizdir.
    Sandıklara sahip çıkan teşkilat mensuplarımızdan mahalle mahalle, sokak sokak çalışan
    kadın ve gençlik kollarımıza, kuruluşumuzdan bugüne kadar farklı kademelerde
    sorumluluk üstlenen bütün yol arkadaşlarımıza şükranlarımızı sunuyoruz. Bu kutlu
    davaya ömrünü adamış ve bugün aramızda bulunmayan kardeşlerimizi rahmetle, minnetle
    ve dualarla yâd ediyoruz.
    Çeyrek asırlık birikimimizi geçmişin hatırası olarak değil, geleceğin güçlü temeli olarak
    görüyoruz. Önümüzde şimdi daha büyük hedefler, daha büyük sorumluluklar ve Türkiye
    Yüzyılı idealimiz bulunmaktadır.
    Terörsüz Türkiye kazanımını kalıcı hâle getiren, sivil ve özgürlükçü anayasasıyla
    demokrasisini güçlendirmiş, yüksek teknolojide öncü, ekonomide daha güçlü, enerjide ve
    savunmada tam bağımsız bir Türkiye için çalışmayı sürdüreceğiz. Cumhurbaşkanımız ve
    Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı’nı
    milletimizle birlikte inşa edeceğiz.
    25. kuruluş yıl dönümümüzün coşkusunu 81 ilimizde düzenleyeceğimiz çeşitli
    programlarla yaşayacağız. Kutlamalarımızı, 14 Ağustos 2026 Cuma günü
    Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle
    Başkent Millet Bahçesi’nde gerçekleştireceğimiz büyük ve coşkulu buluşmayla
    taçlandıracağız.
    Aziz milletimizi, 25 yıllık eser, hizmet ve mücadele yolculuğumuzun gururunu
    paylaşmaya, Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzde saflarımızı daha da sıklaştırmaya davet
    ediyoruz.
    İlk günkü aşkla, ilk günkü heyecanla ve aynı kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.
    Milletimizle çeyrek asır, Türkiye geleceğe hazır.
Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.