Cumhuriyet Türk Milletinin İstiklal İradesi ve Ebedi Devlet Kararlılığıdır
Cumhuriyet Türk Milletinin İstiklal İradesi ve Ebedi Devlet Kararlılığıdır
CUMHURİYET, TÜRK MİLLETİNİN İSTİKLAL İRADESİ VE EBEDÎ DEVLET KARARLILIĞIDIR
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 103’üncü yıl dönümünü, büyük Türk milletinin tarihinden aldığı güç, istiklalinden doğan gurur ve istikbaline duyduğu sarsılmaz inançla kutluyoruz.
29 Ekim 1923, yalnızca yeni bir yönetim biçiminin ilan edildiği tarih değildir.
Bu tarih; asırlardır bağımsızlığını her şeyin üzerinde tutan, en ağır şartlarda dahi esarete boyun eğmeyen Türk milletinin, kendi kaderi üzerinde söz sahibi olduğunu bütün dünyaya ilan ettiği tarihî bir dönüm noktasıdır.
Cumhuriyet, Türk milletinin yokluklar karşısında teslim olmayan iradesinin, bağımsızlık uğruna gösterdiği fedakârlığın ve devlet kurma kudretinin eseridir.
Millî Mücadele’nin cephelerinde verilen mücadele, dökülen şehit kanları ve milletimizin ortaya koyduğu eşsiz dayanışma, Cumhuriyet’in temellerini oluşturmuştur.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının öncülüğünde kazanılan bu büyük zafer, Türk milletinin bağımsız yaşama kararlılığını tarihe mühürlemiştir.
Millî egemenlik, milletimizin kendi geleceğini belirleme hakkının en açık ifadesidir.
Egemenliğin millete ait olması; devletimizin meşruiyetinin millî iradeden doğması, milletimizin kaderinin hiçbir yabancı iradeye teslim edilmemesi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığından asla taviz verilmemesi demektir. Bu anlayış, yalnızca geçmişten devraldığımız bir kazanım değil, gelecek nesillere karşı taşıdığımız tarihî bir sorumluluktur.
Türk milleti, tarih boyunca farklı dönemlerde büyük devletler kurmuş, her türlü zorluğa rağmen varlığını ve bağımsızlığını korumayı bilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti, bu köklü devlet geleneğinin ve Millî Mücadele ile yeniden şahlanan millî iradenin en önemli eseridir. Cumhuriyetimizi yaşatmak; tarihimize sahip çıkmak, millî birliğimizi güçlendirmek, devletimizin itibarını korumak ve Türkiye’yi her alanda daha ileriye taşımakla mümkündür.
Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyet’in kuruluş ruhunu yalnızca anmak değil, o ruhu geleceğe taşımaktır.
Türk milletinin birliğini ve kardeşliğini güçlendirmek, ülkemizin huzur ve güvenliğini kalıcı hâle getirmek, evlatlarımıza daha güçlü bir Türkiye bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Çünkü biliyoruz ki güçlü devlet, sağlam millî birlik ve sarsılmaz bağımsızlık iradesiyle yükselir.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; tarihinden güç alan, millî değerlerine bağlı, bilimde, sanayide, teknolojide ve ekonomide ilerleyen; bölgesinde ve dünyada sözü dinlenen, vatandaşlarına güven veren güçlü bir Türkiye’dir. Bu hedefe ulaşmanın yolu, milletimizin ortak değerlerinde buluşmasından ve Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğine aynı inançla sahip çıkmasından geçmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Büyük Aziz Milletimizin ve Malatyalı hemşerilerimin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en kalbî duygularımla kutluyor; Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını, millî egemenliğini ve ülkesiyle milletiyle bölünmez bütünlüğünü ilelebet koruyacağına olan inancımı bir kez daha ifade ediyorum.
Cumhuriyetimizin 103’üncü yılı kutlu olsun!
