GAZETECİLİĞE BAŞLANGIÇ RÖPARTAJ

GAZETECİLİĞE BAŞLANGIÇ RÖPARTAJ
Reklam

GAZETECİLİĞE BAŞLANGIÇ RÖPARTAJ

Ben Abidin Kul. İstanbul üniversitesi psikoloji mezunuyum aynı zamanda İstanbul kent üniversitesinde klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapmaktayım. İki buçuk, üç yıldır bu alanda çalışmaktayım. Bir buçuk yıldır da Malatya’da yeni hayat psikolojik destek merkezinde psikolog olarak çalışmaktayım.

Kul sınav kaygısını , “Sınav kaygısı beklenen sınavlardan kaynaklanan yoğun stresin ortaya çıkardığı karmaşık fizyolojik duygusal bir tepkidir aslında. Günümüzde çok fazla karşılaştığımız bir durum olarak önümüze gelmektedir.” şeklinde değerlendirdi.

Sınav kaygısının sınav sürecini nasıl etkilediği hakkında konuşan Kul:

“Sınav kaygısı öğrencilerimizi bazen olumlu yönde etkilediği gibi, motivasyonunu, dikkatini daha çok arttırdığı gibi bazen de performanslarında da olumsuz düşmelere neden olabilmektedir. Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimizin sınav anında bildiklerini unutma, fiziksel belirtiler, fiziksel belirtilerin içerisinde mide bulantısı terleme gibi belirtileri ortaya çıkaran bir süreçtir.

Baktığımız zaman birçok ortak düşünce vardır. Başaramayacağım, ne kadar çalışırsam çalışayım nasıl olsa unutacağım, sınav anında tüm bildiklerimi unutacağım, ailemin benden beklentisi var, arkadaşlarım benden daha iyi çalışıyor, konuları yetiştiremeyeceğim gibi ortada birçok düşünceler vardır sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimizde. “ dedi.

AİLELER DAHA DİKKATLİ OLMALI

Sınav süreci içerisinde ailenin daha dikkatli olması gerektiğini belirten Kul, ” Kişinin sınav kaygısı yaşamasında ailenin birçok katkısı olmaktadır. Öğrenciye sen yaparsın, ben sana güveniyorum gibi söylemler aslında öğrencide bir tehdit oluşturabilir. Öğrenci bu tür söylemleri gördüğü ve duyduğu zaman ailesinin ondan beklentisinin yüksek olduğunu düşünebilir ve bu yüzden yapamayacağına dair olumsuz düşünceler geliştirebilir. Baskıcı ailelerde sınav kaygısı yaşayan aileler daha çoktur. Ailelerin bu süreçte daha dikkatli olmaları, öğrencinin isteklerine saygı duymaları gerekmektedir. Sınav kaygısı aslında bir bütüncüldür. Hem aile hem çocuğun sınava dair beklentileri ve okul süreci büyük bir etkendir.

Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerin ailelerine tavsiyem çocuğunuza bu sınavda başarılı olmanın, onu sevmenin bir koşulu olmadığını belirtilmesidir. Bunu ona hissettirmeniz gerekmektedir. Ailece çocuğun beklentilerine saygı duyulması gerekmektedir yani kendi beklentileri değil, kendi özlemleri değil çocuğun özlemleri ve onun beklentileri ve istekleri doğrultusunda bir beklentiye girilmesi gerekmektedir. Ayrıca çocuğa sınav öncesinde sen yaparsın, sana güveniyorum gibi mesajlar çocuklarda tehdit algısı oluşturabilir ve öğrencinin kaygı seviyesi daha çok artar, ailesinin ondan beklentisinin yüksek olduğunu anlayabilir. “ dedi.

“KENDİNE YAPAMAYACAĞIM, YETİŞTİREMEYECEĞİM DEMEK YERİNE DAHA OLUMLU DÜŞÜNMELİ”

Öğrencinin bu aşamada davranışlarının ve yapması gereken adımlara değinen Kul: “

Sınav kaygısı yaşayan öğrencilerde ortak birçok düşünce vardır. Yapamayacağım, başaramayacağım, arkadaşlarım benden daha çok çalışıyor gibi birçok olumsuz düşünce vardır. Öncelikle bu olumsuz düşünceleri keşfetmemiz gerekiyor, gerekirse bu düşüncelerimizi bir kâğıda yazmalıyız, bunların karşısına daha olumlu ve daha gerçekçi cümleleri yerleştirmeliyiz. Bunu daha sık yaparsak bu olumsuz düşüncelerimiz ile olumlu düşüncelerimiz yer değiştirir. Başaramayacağım yerine başarabilirim, başarmamam için bir neden yok, yetiştiremeyeceğim yerine yetiştirebilirim, yetiştirmesem de bu tamamen başarısız olduğum anlamına gelmez ve şunun farkına varmaları çok önemli bunlar sadece bir düşünce mi yoksa gerçek mi? Gerçekten başaramayacak mıyım? Gerçekten yetiştiremeyecek miyim? Bu sınav dünyanın sonu mu? Ailen seni hiç sevmez mi? Bu düşüncelerin farkına varmak çok önemlidir. Kişinin kaygı duygu seviyesini azaltacağından eminim. Onun dışında öğrencilerin sınav kaygısını yaşamasına neden olan birçok etkenden bahsettik. Düzensiz çalışma gibi. Kaygıyı azaltmak için düzenli ve planlı çalışmak gerekiyor, fiziksel egzersiz çok önemli, kendine yapamayacağım, yetiştiremeyeceğim demek yerine daha olumlu düşünmeli. Çok yoğun kaygı yaşayan öğrenciler varsa fiziksel belirtiler mesela sınav esnasında terleme, çarpıntı ve bu performansını etkiliyorsa mutlaka bir öğretmenden veya bir psikologdan destek almasını öneriyorum. “ şeklinde düşüncelerini ifade etti.

Bu durumun tamamen ortadan kaldırılamayacağını belirten Kul, “Sınav kaygısı tamamen ortadan kaldırılamaz çünkü kaygı normal ve sağlıklı bir duygudur. Belirli seviyede insana motivasyon ve dikkat sağlar. Sınav kaygısı ortadan kaldırılamaz sadece kontrol edilebilir. “dedi.

Kul, “Son olarak sınav kaygısı yaşayan öğrencilerimize şunu söylemek istiyorum. Bu durumu yaşayan tek onlar değil, sınav anında sınav süresi boyunca bu tür kaygıları yaşayan birçok öğrenci var. Sınav anında kaygı seviyesinin yüksek olduğunu hissettikleri an, fiziksel belirtiler yaşadıkları an durun derin bir nefes alın. Ortamın ve sessizliğin farkına varın ve bilemediğiniz bir soru olduğu zaman yapamayacağım, bilmediğim yerden çıktı gibi düşüncelere dalmayın. Bilmemeniz normal, hepsini yapacaksınız diye bir kural yok. Bilmediğiniz bir soru olunca yanınıza, karşınıza, sağa ve sola bakmayın çünkü bu sizi daha çok heyecanlandırır. Sizden hızlı çözen öğrenciler olabilir. Sizden daha yetenekli, daha çalışkan öğrenciler olabilir. Bundan dolayı bilmediğin bir soru olduğu zaman dur derin bir nefes al veya başka bir soruya geç. Bilmediğin soruya en son bakarsın. Onun dışında sınava girmeden önce rutininizi kesinlikle bozmayın çünkü rutin bozulduğu zaman kaygı seviyesi daha çok artacaktır. Eğer her zaman saat onda uyuyorsanız sınavdan bir gün öncede onda uyumanız gerekir. Sınavdan bir gün önce dokuzda yatağa girdin bu sefer uyuyabilecek miyim, uyuyacak mıyım diye kaygı yaşarsınız ve buda kaygı seviyesinin artmasına neden olur. Bu yüzden her gün ne yapıyorsanız sınavdan bir gün öncede onu yapın. Sınavdan bir gün önce ders çalışmanızı kesinlikle tavsiye etmiyoruz çünkü mola vermen gerekiyor yarına daha iyi hazırlanabilmen için. Sınavdan bir gün önce bilmediğin daha önce yemediğin yiyecekleri kesinlikle yeme. Yürüyüş yapabilirsin, farklı bir manzara olabilir kendini daha iyi hissetmen için ve yarına daha iyi hazırlanabilmen için. Sınav yerine daha erken gidebilirsin. Sınava koştur koştur giden öğrencilerde kaygı seviyesi daha yüksek oluyor. Sınavdan kırk dakika ya da yarım saat önce gitmen daha iyi olacaktır. “ diyerek öğrencilerin bu süreci daha iyi kavrayabilmeleri ve ne yapmaları gerektiğine değindi.

 

 

 

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
%d blogcu bunu beğendi: