ŞİŞKO MEHMET

ŞİŞKO MEHMET
Reklam

Altmışlı yılların sonu Kantarcı Turizm’in Ankara yolcuları arasında, henüz çocukluktan çıkmış biri var.

Şöför, Mehmet Kucur nam-ı diğer Şişko Mehmet.

Bilmeceler sorularak, şarkılar söylenerek, fıkralar anlatılarak geçen, mola yerlerinde en ayrıcalıklı yemeklerin servis edildiği ve bitmesini istemediğim bir yolculuktan sonra Ankara’ya ulaştık.

O birinin kim olduğunu anladınız sanırım.

Çocukluğun verdiği hevesle, otobüsle yolculuk bana çok cazip gelirdi. Bu yüzden bizim otobüslerle Elazığ’a gider, Veli Palas’da kavurma, yağlı ekmek yer akşam eve dönerdim. Yani Elazığ’a gidip gelmek bir gününüzü alırdı.

Fakat Ankara yolculuğu uzun olduğu için çok fazla cesaret edemezdim. Babam da o dönem bizim firmada çalışan Şişko Mehmet ‘le beraber gidebileceğimi söyleyince sevinçten deliye dönmüştüm.

Gelelim tekrar yolculuğa,

Yolculuk esnasında, karşıdan gelen bütün firmaların otobüsleri bize sellektör yapıyor!, bunun karşılığı olarak da Mehmet abi, sesini yolculara duyurarak “Aleykümselam” deyip, eliyle de selam işareti yapıyordu.

Ben dahil tüm yolcular Şişko Mehmed’e daha bir başka gözle bakıyor, ne saygın bir insan, tüm firmanın şöförleri kendini tanıyor ve selam veriyor diye düşünüyorlardı.

Şişko Mehmet’de işin farkında havasından geçilmiyor!

İşin aslını sonradan öğrendim, karşıdan gelen otobüse önce kendi sellektör yapınca karşı da ister istemez cevaben sellektör yapma ihtiyacı duyuyor.

Şişko Mehmet bu, bir de selam çakınca,  yolcular da bu şekilde bir algı oluşuyor.

Ankara gezisinin olmazsa olmazı Gençlik Parkına götürdü beni, gezip dolaştık, dondurma yedik, derken ne olduğunu anlamadan üç kişiyle tartıştığını gördüm.

Tartışmanın büyümesiyle Mehmet abinin iki kişiyi koltuğunun altına aldığını diğerine de tekmeyle vurup devirdiğini görmem bir oldu. Koltuğunun altında sıkıştırdığı gençler nefes dahi alamaz duruma gelmişler, sesleri bile çıkmaz olmuştu.

Araya girenler, gençleri koltuğunun altından alınca gençler derin bir oh çekerek, arkalarına bile bakmadan çekip gitmişlerdi…

Böylesine kuvvetliydi.

Aradan çok çok uzun yıllar geçti bizler büyüdük, Şişko Mehmet hala çok sevdiği otobüsüyle  yolları arşınlamaya devam ediyordu.

Malatyaspor da yöneticilik yaptığım yıllarda otobüsle gittiğimiz bazı deplasmanlara onu çağırırdım, çok memnun olurdu.

Kafilenin hareketinden sonra mıntıkası olan dört yoldan bir geçişi vardı görmeniz gerekirdi. Bütün Dörtyol esnafı yollara dökülür, o da havalı kornasını çalarak havalı havalı geçerdi!!!

Yine böyle havalı havalı başlayan bir yolculuk neşeyle devam ederken, Develi rampasında yolculuk son bulmuş, bizim kafile de beni arayıp yeni otobüs göndermemi istemişti.

Bu olay bizim için Şişko Mehmet’i kızdırmak için bir vesile olmuştu.

Dörtyol’dan o nasıl çıkıştı be abi diye söze başlayınca,

-…..⚡️💥⚡️in otobüsü klepej sıyıracak zamanı buldu… diyerek kızgınlığını dile getirirdi.

Bizim firmanın kapanmasından sonra uzun yıllar, diğer firmalarda şehrimize hizmet etti. Aile boyu şöför olan Şişko Mehmet’in kayın babası bizim firmada çok önceleri şöförlük yapan şöförlerin piri Çerkez Mahmut dur. Üvey oğlu yıllarca Zafer firmasında şöförlük yapan Ünver abi ve kendi öz oğlu Orhan da bir resmî dairede şöförlük yapmaktadır.

Yine birilerini andık, sizlere de hatırlattık

Şişko Mehmet’e, hanımı Lütfiye ablaya, Çerkez Mahmut’a rahmet…

Kalanlara sağlıklı bir ömür…

 

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. Avatar Neslihan karadag dedi ki:

    Nasıl nasıl mutlu olduğunu size anlatamam Bu yazınız için çok çok teşekkür ederim ben kendisinin torunuyum eskilere Özlem bitmiyor Bu anlamda bir nebzede olsun Eskileri yaşattığınız için tekrar teşekkür ederim

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: