Sivilceleri Sıkmak Ciltte Kalıcı İzlere Neden Olabiliyor
Ergenlik döneminde sık görülen ancak yetişkinlikte de ortaya çıkabilen akne, yanlış cilt bakımı ve bilinçsiz müdahaleler nedeniyle kalıcı izlere yol açabiliyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Gürkan Yardımcı, özellikle iltihaplı sivilcelerin sıkılmasının ciltte çökme, kabarma ve renk değişikliklerine neden olabileceğini belirterek erken tedavinin önemine dikkat çekti.
Akne, yalnızca ergenlik döneminde değil, yetişkinlikte de görülebilen yaygın cilt hastalıkları arasında yer alıyor. Hormonal değişiklikler, genetik yatkınlık ve ciltteki yağ üretiminin artmasıyla ortaya çıkan akne, özellikle yüz, alın, göğüs ve sırt bölgelerinde görülüyor. Uzmanlar, yanlış cilt bakımı uygulamalarının ve sivilcelere bilinçsiz müdahalenin kalıcı iz oluşma riskini artırdığı konusunda uyarıyor.
Uz. Dr. Gürkan Yardımcı, aknenin nedenleri, doğru cilt bakımı ve tedavi yöntemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Akne yetişkinlikte de görülebiliyor
Aknenin bulaşıcı olmayan bir deri hastalığı olduğunu belirten Yardımcı, hastalığın oluşumunda hormonal değişikliklerin ve genetik faktörlerin etkili olduğunu ifade etti.
Ciltte yağ üretiminin artması, gözeneklerin yağ ve ölü deri hücreleriyle tıkanması ve buna bağlı gelişen iltihaplanmanın akne oluşumunda önemli rol oynadığını aktaran Yardımcı, özellikle kadınlarda adet dönemi ve gebelik gibi hormonal değişimlerin yaşandığı süreçlerde şikayetlerin artabileceğini kaydetti.
Ailede akne öyküsü bulunmasının da hastalığın görülme ihtimalini artırabildiğine dikkat çekildi.
Cildi sık yıkamak çözüm değil
Aknenin temel nedeninin cilt kirliliği olmadığını vurgulayan Yardımcı, yüzün sürekli yıkanması, sert temizleyicilerin kullanılması ve yoğun peeling uygulamalarının cildin doğal koruyucu bariyerine zarar verebileceğini belirtti.
Bu tür uygulamaların tahrişe yol açarak akne şikayetlerini artırabildiğini ifade eden Yardımcı, sivilcelerin sıkılması, koparılması veya sürekli ellenmesinin de iltihaplanmayı artırarak kalıcı iz ve leke oluşumuna zemin hazırladığını bildirdi.
Gözenekleri tıkayan kozmetik ürünlerin de akneyi kötüleştirebildiğini belirten Yardımcı, güneşlenmenin akneyi tedavi ettiği yönündeki yaygın inanışın doğru olmadığını, aşırı güneş maruziyetinin akne sonrasında oluşan lekeleri koyulaştırabileceğini ifade etti.
Doğru cilt bakımı büyük önem taşıyor
Akne şikayetlerinin kontrol altına alınmasında düzenli ve doğru cilt bakımının önemli olduğunu belirten Yardımcı, yüzün günde iki kez ılık su ve nazik bir temizleyiciyle yıkanmasını önerdi.
Cildin sert şekilde ovalanmaması, sık peeling yapılmaması ve makyajın gece yatmadan önce mutlaka temizlenmesi gerektiğini aktaran Yardımcı, gözenekleri tıkamayan nemlendirici ve güneş koruyucu ürünlerin tercih edilmesinin önemine dikkat çekti.
Spor sonrasında terleyen cildin nazikçe temizlenmesi gerektiğini de belirten Yardımcı, saç bakım ürünlerinin yüz bölgesiyle sürekli temas etmesinden kaçınılmasını tavsiye etti.
Beslenmenin de bazı kişilerde akne üzerinde etkili olabileceğini kaydeden Yardımcı, özellikle kan şekerini hızlı yükselten besinlerin fazla tüketiminin akneyle ilişkili olabileceğini ancak beslenmenin tek başına hastalığın nedeni olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Akne tedavisinde sabırlı olmak gerekiyor
Akne tedavisinin kişinin yaşına, cilt yapısına ve hastalığın şiddetine göre planlandığını belirten Yardımcı, hafif vakalarda bölgesel ürünlerin yeterli olabildiğini, daha ileri durumlarda ise dermatoloji uzmanı kontrolünde antibiyotik, hormonal tedavi veya ağızdan kullanılan farklı ilaçların değerlendirilebildiğini aktardı.
Tedavinin etkisinin ortaya çıkmasının birkaç hafta veya birkaç ay sürebileceğine dikkat çeken Yardımcı, kısa sürede sonuç alınamamasının tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmediğini belirtti.
Yardımcı, ilaçların hekim önerisi olmadan başlanmaması veya bırakılmaması gerektiğini vurguladı.
Sivilceleri sıkmak kalıcı iz bırakabiliyor
Özellikle derin, ağrılı ve iltihaplı sivilcelerin kalıcı iz açısından daha yüksek risk taşıdığını belirten Yardımcı, sivilcelerin sıkılması veya koparılmasının iltihaplanmayı artırarak ciltte çökme, kabarma ve renk değişikliklerine neden olabileceğini ifade etti.
Akne sonrasında ortaya çıkan kırmızı veya kahverengi lekelerin zamanla azalabildiğini ancak gerçek akne izlerinin kendiliğinden tamamen kaybolmayabileceğini aktaran Yardımcı, erken dönemde uygulanan doğru tedavinin iz oluşumunu önlemede önemli rol oynadığını kaydetti.
Kalıcı izler için farklı tedavi seçenekleri bulunuyor
Akne nedeniyle ciltte oluşan kalıcı izlerin tedavisinde kişinin cilt yapısına ve izlerin özelliklerine göre farklı yöntemlerin uygulanabildiğini belirten Yardımcı, kimyasal peeling, mikro iğneleme, lazer, dolgu ve bazı cerrahi işlemlerin tedavi seçenekleri arasında bulunduğunu bildirdi.
Bu uygulamaların genellikle aktif akne kontrol altına alındıktan sonra planlandığını ifade eden Yardımcı, sivilcelerin sıkılmaması, cildi tahriş eden uygulamalardan kaçınılması ve gerektiğinde dermatoloji uzmanına başvurulmasının hem tedavi başarısını artırdığını hem de kalıcı iz oluşma riskini azalttığını belirtti.
